Kedilerde Hapşırma ve Burun Akıntısı: Ne Zaman Veterinere Gitmeli?

Pencere yanında dinlenen tekir kedi; solunum sağlığı yazısı için temsili görsel.
Yapay zekâyla oluşturulmuş temsili görsel.

Kediniz peş peşe hapşırıyor, burnunun ucunda akıntı birikiyor ya da gözlerini eskisi kadar rahat açamıyor olabilir. Böyle bir durumda akla ilk gelen soru genellikle aynı: Üşüttü mü, yoksa daha ciddi bir sorun mu var? Tek bir hapşırıkla günlerdir devam eden hapşırmayı aynı şekilde değerlendirmemek gerekir. Kedinizin yemek yemesi, hareketleri ve solunumu da en az burun akıntısı kadar önemlidir.

Sonbaharda bu belirtileri hava değişimine bağlamak kolaydır. Ancak üst solunum yolu enfeksiyonlarının arkasında virüsler veya bakteriler bulunabilir. Yalnızca havanın serinlemesi tanı koymak için yeterli değildir. Çekmeköy'de yaşayan kedi sahipleri için en yararlı yaklaşım, mevsimden önce belirtilerin süresine ve kedinin genel durumuna bakmaktır.

Her hapşırık enfeksiyon anlamına gelir mi?

Hayır. Kum değişikliği, toz, yoğun kokulu temizlik ürünleri veya ortamı etkileyen başka bir tahriş edici hapşırmayı tetikleyebilir. Yabancı cisimler ve burun içindeki farklı hastalıklar da benzer yakınmalara yol açabilir. Özellikle tek taraflı, kanlı ya da uzun süren akıntıda sorunu basit bir soğuk algınlığı olarak kabul etmek doğru olmaz.

Kedinin ne zaman hapşırdığını düşünün. Kum kabından çıktıktan sonra mı başlıyor? Evde yeni bir oda kokusu mu kullanıldı? Yoksa gün boyunca, bulunduğu yerden bağımsız olarak mı sürüyor? Bu ayrıntılar muayenede işe yarar. Bir ürünü kaldırınca belirtilerin azalması da enfeksiyonu kesin olarak dışlamaz; tekrarlayan yakınmaların değerlendirilmesi gerekir.

Üst solunum yolu enfeksiyonunda hangi belirtiler görülür?

Kedilerde herpesvirüs ve calicivirüs, üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilen önemli etkenlerdir. Hapşırmanın yanında gözlerde sulanma, göz veya burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve halsizlik görülebilir. Bazı kedilerde ağız içinde yaralar gelişir; yemek kabına gidip geri dönmek ya da mamayı çiğnemekte zorlanmak bunun bir işareti olabilir.

Burnu tıkalı bir kedi mamanın kokusunu yeterince alamadığı için yemeğe ilgisini kaybedebilir. Bu yüzden yalnızca kaç kez hapşırdığını saymak yerine, gerçekten ne kadar mama yediğine de bakın. Kabın başında durması yemek yediği anlamına gelmez. Gözünü kısması, yüzünü patisiyle sürekli ovalaması veya gözde bulanık bir görünüm bulunması da muayeneyi ertelememek için nedenlerdir.

Başka kedilere bulaşabilir mi?

Enfeksiyona bağlı solunum yolu sorunları kediler arasında bulaşabilir. Yakın temas ve akıntılarla kirlenmiş ortak eşyalar bu açıdan önemlidir. Evde birden fazla kedi varsa hasta kedinin mama ve su kaplarını ayırmak, elleri yıkamak ve temizlik konusunda veteriner hekimin önerisini almak gerekir. Kullanılacak ürünün kediler için güvenli olması da önem taşır.

Yeni sahiplenilen bir kediyi hemen evdeki diğer kedilerle bir araya getirmemek iyi bir başlangıçtır. İlk muayene ve uygun gözlem süresi, tanışma planının bir parçası olmalıdır. Aşılı kedilerde de enfeksiyon görülebilir; aşılar hastalığın şiddetini azaltmaya yardımcı olur, her durumda tam koruma garantisi vermez. Aşı tarihlerini hekiminizle birlikte kontrol edin.

Evde neye dikkat edebilirsiniz?

Muayene planlanırken kedinizi sessiz, rahat ve dumansız bir alanda tutun. Burnun dış kısmında veya göz çevresinde biriken akıntıyı ılık suyla hafifçe nemlendirilmiş temiz bir bezle, bastırmadan silebilirsiniz. Her göz için ayrı temiz bölüm kullanın. Gözün içine müdahale etmeyin; kabukları zorla kaldırmaya çalışmayın.

Taze suya erişimi olsun ve ne kadar yediğini takip edin. Yemeyi reddeden bir kediyi zorla beslemek yerine klinikle görüşün. İnsanlar için hazırlanmış soğuk algınlığı ilaçları, ağrı kesiciler, burun spreyleri veya evde kalmış antibiyotikler kullanılmamalıdır. Akıntının sarı olması da tek başına antibiyotik seçmek için yeterli bilgi değildir. Tedavi, muayene bulgularına göre belirlenir.

Hangi durumda beklememelisiniz?

Kediniz ağzı açık nefes alıyor, solurken belirgin zorlanıyor ya da dinlenirken bile rahatlayamıyorsa acil değerlendirme gerekir. Morarma, çökme ve belirgin güçsüzlükte de beklemeyin. Solunum sorunu olan kediyi gereksiz yere tutup sıkıştırmayın; kliniği arayıp nasıl getireceğiniz konusunda bilgi alın.

Yemeyi bırakma, belirgin halsizlik ve hızla kötüleşme de aynı gün görüşülmesi gereken belirtilerdir. Yavru, yaşlı veya başka bir hastalığı bulunan kedilerde daha erken iletişim kurmak uygundur. “Birkaç güne geçer” düşüncesiyle yalnızca akıntıyı izlemek, kedinin genel durumundaki değişiklikleri gözden kaçırmanıza neden olabilir.

Muayeneye gelirken hangi bilgiler yardımcı olur?

Belirtilerin başladığı günü, iştah değişikliğini, yeni kedi temasını ve son aşı tarihlerini not edin. Kısa bir hapşırma veya solunum videosu, kediniz klinikte aynı davranışı göstermediğinde yararlı olabilir. Video çekmek için kediyi rahatsız etmeyin ve nefes sorunu varsa kayıt almakla vakit kaybetmeyin. Daha önce kullanılan ilaçların isimlerini de beraberinizde getirin.

Veteriner hekim gözleri, ağız içini ve solunum sistemini değerlendirir; gerektiğinde ek testler planlar. Her hastada aynı incelemeler veya aynı ilaçlar gerekli olmaz. Tekrarlayan belirtiler, ilk kez ortaya çıkan hafif yakınmalardan farklı bir araştırma gerektirebilir. Kontrol önerildiyse, belirtiler azalsa bile planlanan görüşmeyi aksatmamak tedavinin takibini kolaylaştırır.

Çekmeköy'de kedi muayenesi

Kedinizin hapşırması, burun akıntısı veya iştahındaki değişiklik için Çizmeli Kedi Veteriner Kliniği ile iletişime geçebilirsiniz. Randevu sırasında solunum yolu belirtisi bulunduğunu söylemeniz, diğer hastalarla teması azaltacak düzenleme yapılmasına yardımcı olur. Muayeneye kedinizi güvenli bir taşıma çantasında getirin; belirtilerin seyrini kısa ve açık biçimde aktarın.

İlgili hizmet: Dahiliye ve İç Hastalıkları. İletişim: 0216 612 89 42.

Bu yazı genel bilgilendirme içindir; tanı ve tedavi kedinizin muayenesiyle belirlenir.

Kaynaklar

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir